5271 sayılı CMK'nın 128/2. maddesinde sayılan katalog suçlardan biriyle ilgili yürütülen bir soruşturmada, şüphelinin, suçtan elde ettiği gelirle üçüncü bir kişi adına (danışıklı olarak) satın aldığı bir taşınmaza el konulabilir mi? Maddenin 'şüpheli veya sanığa ait' olma şartı bu duruma engel midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189471

Hayır, engel değildir. Bu tür bir durumda taşınmaza el konulabilir. Her ne kadar madde metni 'şüpheli veya sanığa ait' malvarlığından bahsetse de, bu ifadenin dar yorumlanmaması gerekir. Önemli olan, malvarlığının 'kaynağının' suç geliri olması ve 'gerçek hak sahibinin' şüpheli/sanık olmasıdır. Şüphelinin, müsadereyi engellemek amacıyla, suçtan elde ettiği gelirle satın aldığı malvarlığını, muvazaalı (danışıklı) bir şekilde, güvenilir bir yakını veya paravan bir kişi adına tescil ettirmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Soruşturma makamları, bu muvazaalı işlemi (örneğin, üçüncü kişinin malı alacak ekonomik gücünün olmaması, şüpheliyle olan yakın ilişkisi, paranın şüphelinin hesabından transfer edilmesi gibi delillerle) ispatlayarak, malın gerçekte şüpheliye ait olduğunu ve sadece görünürde üçüncü kişi adına kayıtlı olduğunu ortaya koyabilir. Bu durumda, malvarlığı hukuken 'şüpheliye ait' kabul edilir ve TCK m. 55'teki kazanç müsaderesinin konusu olabileceği için, CMK m. 128 uyarınca bu malvarlığına, üçüncü kişi adına kayıtlı olmasına rağmen el konulabilir. Maddenin 'şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabilir' cümlesi de bu tür durumları kapsayıcı bir yorum yapılmasına olanak tanır.