Bir sanık hakkında, lehe olan etkin pişmanlık hükmünün (TCK m. 168) uygulanmaması nedeniyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir. Yargıtay'ın bu bozma kararı üzerine yeniden yargılama yapan yerel mahkeme, sanığın cezasında TCK m. 168 indirimini uygulamış, ancak aynı zamanda daha önce uygulamadığı bir aleyhe hükmü (örneğin TCK m. 53/5'in uygulanması) yeni karara eklemiştir. Bu durum, 'aleyhe sonuç doğurmama' (CMK m. 309/4-b) ilkesine uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189465

Hayır, uygun değildir. 'Aleyhe sonuç doğurmama' ilkesi, sadece cezanın miktarının (örneğin, hapis süresinin) ağırlaştırılamayacağı anlamına gelmez; aynı zamanda sanığın hukuki durumunu bir bütün olarak öncekinden daha kötü hale getiren her türlü uygulamayı yasaklar. TCK m. 53/5, belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmayı öngören, ceza kadar etkili ve sanık aleyhine olan bir güvenlik tedbiridir. Yeniden yargılamada, bozma nedenine uygun olarak lehe bir indirim yapılırken, diğer yandan daha önce verilmeyen ve sanık aleyhine olan yeni bir hak yoksunluğuna hükmedilmesi, ilkenin dolanılması anlamına gelir. Sanığın toplam hukuki durumu, ceza miktarı azalsa bile, eklenen yeni bir yoksunluk nedeniyle daha ağırlaşmış olabilir. Bu nedenle, yeniden yapılan yargılamada verilecek yeni hüküm, bir bütün olarak ele alındığında, önceki hükümden daha ağır sonuçlar doğuramamalıdır. Yeni bir aleyhe hükmün eklenmesi, bu kuralın ihlalidir.