5271 sayılı CMK'nın 128. maddesinde yapılan 6763 sayılı Kanun değişikliği ile el koyma ve kayyım atama kararlarının 'ancak hâkim tarafından' verileceği hükme bağlanmıştır (m. 128/9). Bu değişikliğin, 6526 sayılı Kanun ile getirilen ve el koymaya 'ağır ceza mahkemesince oybirliğiyle' karar verileceği yönündeki önceki düzenlemeye göre temel farkı nedir? Bu değişiklik, süreci basitleştirmiş midir, yoksa bir güvenceyi ortadan mı kaldırmıştır?
Bu değişiklik, süreci önemli ölçüde basitleştirmiş, ancak önceki düzenlemedeki bir güvenceyi ortadan kaldırmıştır. Farklar şunlardır: - **Önceki Düzenleme (6526 s. K. ile):** El koyma kararı, istisnai ve ağır bir tedbir olarak görüldüğü için, tek bir hâkimin takdirine bırakılmamış, bir heyet olan 'ağır ceza mahkemesi' tarafından ve nitelikli bir çoğunluk olan 'oybirliği' ile verilmesi şartına bağlanmıştı. Bu, kararın daha derinlemesine tartışılmasını ve keyfiliğin önlenmesini amaçlayan çok güçlü bir güvenceydi. - **Mevcut Düzenleme (6763 s. K. ile):** Yeni düzenleme, 'ağır ceza mahkemesi' ve 'oybirliği' şartlarını kaldırarak, kararın 'ancak hâkim tarafından' verileceğini belirtmiştir. Bu, uygulamada genellikle soruşturma aşamasında 'sulh ceza hâkimi'nin, kovuşturma aşamasında ise 'yargılamayı yapan mahkeme'nin (tek hâkimli ise hâkimin, heyetli ise heyetin) bu kararı verebileceği anlamına gelir. Heyetli mahkemelerde de artık oybirliği şartı aranmaz, oyçokluğu yeterlidir. Bu değişiklik, özellikle soruşturma aşamasında hızlı karar alınmasını sağlayarak süreci 'basitleştirmiştir'. Ancak, kararın bir heyet tarafından ve oybirliğiyle verilmesi şeklindeki önemli bir 'usuli güvenceyi' ortadan kaldırdığı için, mülkiyet hakkının korunması açısından bir zafiyet yarattığı yönünde eleştirilmektedir.