Bir sanık, hırsızlık suçundan yargılanırken, çalınan malın bedelini cebri icra yoluyla ödemek zorunda kalmıştır. Bu durum, TCK m. 168 kapsamında bir etkin pişmanlık olarak kabul edilebilir mi? YCGK 2017/120 E., 2019/135 K. kararındaki mantığı açıklayınız.
Hayır, kabul edilemez. YCGK 2019/135 K. ve benzeri kararlarda defaatle vurgulandığı üzere, TCK m. 168'in temelinde failin 'iradiliği' ve 'pişmanlığı' yatar. Cebri icra, failin iradesi dışında, devletin zor kullanma gücüyle alacağın tahsil edilmesidir. Bu durumda, zararın giderilmesi failin kendi özgür iradesi ve pişmanlığı sonucu değil, hukuki bir zorunluluk ve devletin cebri gücü neticesinde gerçekleşmiştir. Failin bu süreçte hiçbir 'etkin' ve 'gönüllü' davranışı yoktur. Tam tersine, ödemeden kaçınma iradesi, devlet zoruyla kırılmıştır. Bu nedenle, cebri icra yoluyla yapılan bir ödeme, TCK m. 168'in aradığı sübjektif unsurları (pişmanlık ve iradilik) taşımadığı için etkin pişmanlık olarak değerlendirilemez ve sanık bu indirimden yararlanamaz.