5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesinde sayılan zorunlu müdafilik halleri (çocuk, malul, sağır ve dilsiz), şüphelinin/sanığın mali durumuyla ilişkili midir? Yani, bu hallerden birine giren ancak ekonomik olarak müdafi tutabilecek durumda olan bir kişiye de barodan müdafi atanması zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189456

Evet, zorunludur. CMK m. 150/2'de sayılan haller, şüphelinin/sanığın mali durumundan tamamen bağımsız, 'şahsi durumuna' ilişkin objektif kriterlerdir. Kanun koyucu, bu kişilerin (çocuk, malul, sağır ve dilsiz), mali durumları ne olursa olsun, kendilerini etkin bir şekilde savunamayacakları karinesini kabul etmiştir. Bu, bir 'adli yardım' meselesi değil, bir 'adil yargılanma' ve 'savunma hakkının fiilen sağlanması' meselesidir. Bu nedenle, bu hallerden birine giren bir şüpheli veya sanık, ekonomik olarak çok iyi durumda olsa ve kendi avukatını tutabilecek güçte olsa bile, eğer kendisine bir müdafi seçmemişse, mahkeme veya savcılık barodan bir müdafi görevlendirilmesini istemekle yükümlüdür. Bu durumda atanan müdafinin ücretinin kimden tahsil edileceği (sanıktan mı, Adalet Bakanlığı bütçesinden mi) ayrı bir tartışma konusudur. Ancak müdafi atanmasının 'zorunluluğu', kişinin mali durumuna bağlı değildir.