Sanık, işlediği hırsızlık suçundan sonra, pişmanlık göstererek çaldığı malı mağdurun kapısının önüne bırakmış ve durumu bir komşusu aracılığıyla mağdura haber vermiştir. Ancak mal, mağdur gelip almadan önce başka bir kişi tarafından çalınmıştır. Bu durumda sanık, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189455

Bu durum, Yargıtay kararlarında net bir şekilde çözülmemiş, gri bir alandır ve somut olayın özelliklerine göre farklı yorumlanabilir. Ancak temel ilkeler çerçevesinde bir değerlendirme yapılabilir. Etkin pişmanlığın objektif şartı, zararın 'fiilen' giderilmesidir. Yani, malın tekrar mağdurun zilyetliğine geçmesi veya bedelinin ödenmesi gerekir. Örnekteki olayda, sanık zararı gidermeye yönelik 'etkin' ve 'iradi' bir davranışta bulunmuştur. Pişmanlığını ve iade niyetini ortaya koymuştur. Ancak, onun kontrolü dışındaki bir nedenle (üçüncü kişinin hırsızlığı), iadenin sonucu, yani malın mağdura ulaşması gerçekleşmemiştir. Bu durumda iki farklı yorum mümkündür: 1. **Katı Yorum:** Objektif şart olan 'fiili iade' gerçekleşmediği için, TCK m. 168 uygulanamaz. Sanığın çabası, sadece TCK m. 62 (takdiri indirim) kapsamında değerlendirilebilir. Bu görüş, sonucun gerçekleşmesini esas alır. 2. **Hakkaniyete Uygun Yorum:** Sanık, kendi üzerine düşen ve makul olarak beklenebilecek her şeyi yapmıştır. İadenin sonuçsuz kalması, onun kusurundan veya iradesinden kaynaklanmamaktadır. Etkin pişmanlığın amacı, failin olumlu davranışını teşvik etmek olduğundan, failin bu samimi çabası nedeniyle, şartları zorlayarak da olsa TCK m. 168'in uygulanması gerektiği savunulabilir. Bu durumda mahkeme, indirim oranını belirlerken zararın fiilen giderilememiş olmasını dikkate alarak daha düşük bir oranda indirim yapabilir. Yargıtay'ın genel eğilimi, sonucun gerçekleşmesine daha fazla önem verme yönündedir. Bu nedenle, ilk yorumun (uygulanamayacağı yönündeki) mahkemeler tarafından benimsenme olasılığı daha yüksektir. Ancak ikinci yorum da ceza siyaseti açısından savunulabilir bir görüştür.