Bir sanık hakkında, kesinleşmiş bir hükümde hem maddi hukuka (örneğin, yanlış suç vasıflandırması) hem de usul hukukuna (örneğin, savunma hakkının kısıtlanması) ilişkin birden fazla hukuka aykırılık bulunmaktadır. Adalet Bakanlığı, bu hükme karşı kanun yararına bozma talebinde bulunurken bu nedenlerden sadece birini gösterirse, Yargıtay incelemesini sadece o nedenle mi sınırlar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189445

Evet, Yargıtay incelemesini kural olarak talepte gösterilen nedenle sınırlar. Kanun yararına bozma, taleple bağlı bir kanun yoludur. Yargıtay, Adalet Bakanlığı'nın talebinde belirtmediği başka bir hukuka aykırılığı re'sen tespit edip bozma kararı veremez. Bu, kurumun istisnai niteliğinin bir sonucudur. Ancak, uygulamada şöyle bir durum ortaya çıkabilir: Yargıtay, talepte belirtilen usul hukukuna ilişkin bir aykırılığı (örneğin, zorunlu müdafi atanmaması) yerinde bularak hükmü CMK m. 309/4-b uyarınca yeniden yargılama için bozabilir. Bu durumda, yeniden yargılama yapacak olan yerel mahkeme, sadece bozma konusu olan usul hatasını gidermekle kalmaz, aynı zamanda davanın esasına ilişkin diğer hukuka aykırılıkları da (örneğin, yanlış suç vasıflandırması) düzelterek yeni bir hüküm kurmakla yükümlüdür. Çünkü yeniden yargılama, dosyanın esastan tekrar ele alınmasını gerektirir. Dolayısıyla, Yargıtay doğrudan diğer nedenle bozma yapamasa da, usule ilişkin bir bozma kararı, dolaylı olarak maddi hukuka ilişkin hatanın da yerel mahkeme tarafından düzeltilmesine kapı aralayabilir. Ancak, Yargıtay'ın bozma kararı sadece maddi hukuka ilişkin ve yeniden yargılama gerektirmeyen bir nedene (örn. CMK m. 309/4-d) dayanıyorsa, talepte belirtilmeyen diğer hatalar düzeltilmeden kalır.