5271 sayılı CMK'nın 128/5. maddesi, banka hesaplarına el koyma kararının 'teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunacağını' belirtmektedir. Bu hükmün amacı nedir ve bu usule uyulmamasının, özellikle 'el koyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir' hükmü açısından sonuçları ne olur?
CMK m. 128/5'teki bu usulün temel amacı, el koyma tedbirinin etkinliğini ve süratini sağlamaktır. Amaçlar şunlardır: 1. **Hesabın Dondurulması:** 'Derhal bildirim' (faks, e-posta, KEP gibi yollarla) bankanın, karardan haberdar olur olmaz hesaptaki tüm işlemleri (para çekme, havale vb.) durdurmasını sağlar. Böylece şüphelinin, kararın kendisine veya bankaya resmi tebligatı yapılana kadar geçecek sürede hesabı boşaltması önlenir. 2. **Delillerin Korunması:** Hesap hareketlerinin o an itibarıyla dondurulması, suçla ilgili para akışına dair önemli bir delilin (hesap ekstresinin o anki hali) korunmasını sağlar. Bu usule uyulmamasının sonuçları, maddenin son cümlesiyle doğrudan ilişkilidir. 'Elkoyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir' hükmü, bir tür 'geriye yürüme' etkisi yaratır. Yani, hâkimin el koyma kararını verdiği 'an' esas alınır. Eğer savcılık veya kolluk, bu kararı bankaya bildirmekte gecikir ve şüpheli bu arada hesaptan para çekerse, bu para çekme işlemi hukuken 'geçersiz' kabul edilir. Devlet, bu parayı şüpheliden veya paranın transfer edildiği üçüncü kişilerden (eğer iyi niyetli değillerse) geri isteme hakkına sahip olur. Dolayısıyla, bildirimdeki gecikme tedbirin uygulanmasını zorlaştırsa da, hukuken geçersiz kılmaz; kararın verildiği an itibarıyla hesap üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmış sayılır.