Bir sanık, soruşturma aşamasında mağdurun zararını tamamen gidermiş ve bu nedenle hakkında TCK m. 168/1 uygulanmıştır. Ancak mahkeme, bu fıkradaki 'üçte ikisine kadarı' ifadesine rağmen, sanığın cezasında sadece 1/6 oranında indirim yapmıştır. Karşı temyiz de yoktur. Yargıtay, bu durumu nasıl değerlendirir? Takdir hakkının sınırları ve 'aleyhe bozma yasağı' ilkesi arasındaki ilişkiyi tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189426

Yargıtay, bu durumu muhtemelen 'yetersiz ve gerekçesiz indirim' olarak eleştirecek, ancak 'aleyhe bozma yasağı' nedeniyle bozma nedeni yapmayacaktır. Bu karmaşık durumun analizi şöyledir: 1. **Takdir Hakkının Sınırı:** Mahkemenin 1/6 oranında indirim yapması, kanunun öngördüğü 2/3'lük tavanın çok altındadır. Özellikle zararın 'tamamen' ve 'soruşturma aşamasında' giderildiği en lehe durumda bu kadar düşük bir indirim yapılması, takdir hakkının kanunun ruhuna ve amacına aykırı kullanıldığı eleştirisine açıktır. YCGK'nin 2019/274 K. sayılı kararı uyarınca, bu indirimin en azından 1/2'den fazla olması gerektiği de düşünüldüğünde, 1/6'lık indirim bariz bir şekilde yetersizdir. 2. **Aleyhe Bozma Yasağı (CMUK m. 326/son):** Ancak, eğer temyiz sadece sanık tarafından yapılmışsa, Yargıtay'ın bu hatayı düzeltmesi sanığın aleyhine bir sonuç doğuracaktır. Çünkü Yargıtay, 'indirimi 1/6 değil, en az 1/2 yapmalıydın' diyerek hükmü bozarsa, yerel mahkeme yeniden yargılamada örneğin 1/2 indirim yaptığında, sanığın cezası artmış olacaktır. Aleyhe bozma yasağı, bu tür bir sonucu engeller. Bu nedenle Yargıtay, genellikle bu tür durumlarda, mahkemenin takdir hakkını hatalı kullandığını kararında belirtir, ancak 'karşı temyiz bulunmadığından' veya 'aleyhe bozma yasağı nedeniyle' bu durumu bir bozma nedeni olarak görmediğini ifade ederek hükmü onar. Bu, usuli bir hata ile sanığın kazanılmış hakkı arasında bir denge kurma çabasıdır.