Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, aynı fiil nedeniyle hem TCK m. 142/1-b (nitelikli hırsızlık) hem de TCK m. 116 (konut dokunulmazlığını ihlal) uygulanmıştır. Sanık sadece hırsızlık suçundan temyiz başvurusunda bulunmuş, konut dokunulmazlığına ilişkin hükmü temyiz etmemiştir. Yargıtay, hırsızlık suçuna ilişkin hükmü incelerken, konut dokunulmazlığı suçunun hırsızlık suçunun unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olduğu ve ayrıca ceza verilemeyeceği (bileşik suç) gerekçesiyle bu hükmü de bozabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189424

Evet, bozabilir. Hukukumuzda kural olarak temyiz, sadece taleple bağlıdır ve temyiz edilmeyen hükümler kesinleşir. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası, hükümler arasında 'fiili ve hukuki irtibat' bulunmasıdır. Konut dokunulmazlığını ihlal suçu, TCK m. 142/2-h'de nitelikli hırsızlık suçunun 'işlendiği yer' itibarıyla bir ağırlaştırıcı nedeni olarak ayrıca düzenlenmiştir. Eğer fiil bu kapsama giriyorsa, TCK m. 42'deki 'bileşik suç' kuralı gereği, faile ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ceza verilemez; sadece daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hırsızlıktan ceza verilir. Bu durumda, hırsızlık suçu ile konut dokunulmazlığını ihlal suçu arasında çok sıkı bir fiili ve hukuki bağlantı vardır. Biri diğerinin unsurudur. Yargıtay, temyiz edilen hırsızlık hükmünü incelerken, bu hükmün doğru bir şekilde kurulabilmesi için onunla irtibatlı olan konut dokunulmazlığı hükmünü de incelemek zorundadır. Hukuka aykırı olarak ikinci bir ceza verildiğini tespit ettiğinde, bu durumun temyiz edilen hükmün de (sonuç cezanın belirlenmesi açısından) hatalı olmasına yol açtığını görerek, temyiz edilmemiş olsa bile irtibatlı olan konut dokunulmazlığı hükmünü de bozabilir. Bu, 'sirayet' (yayılma) ilkesinin bir sonucudur.