5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluna, 'hükmün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama' (5275 sayılı Kanun m. 98) olması halinde başvurulabilir mi? Bu iki kurumun başvuru merci ve amacı arasındaki farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189416

Hayır, kural olarak başvurulamaz. Bu iki kurum, farklı hukuki sorunları çözmek için öngörülmüş farklı yollardır. - **Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309):** Amacı, kesinleşmiş bir hükümdeki 'hukuka aykırılığı' gidermektir. Başvuru mercii Adalet Bakanlığı aracılığıyla Yargıtay'dır. Hükmün kendisinin hatalı veya kanuna aykırı olduğu iddiasına dayanır. - **Hükmün Yorumu veya Terkin (5275 s. K. m. 98):** Amacı, hukuka uygun olarak verilmiş ve kesinleşmiş bir hükmün 'infazı' sırasında ortaya çıkan bir 'belirsizliği veya tereddüdü' gidermektir. Başvuru mercii, hükmü veren ilk derece mahkemesidir. Burada hükmün kendisi hatalı değildir, ancak infazı sırasında nasıl uygulanacağı (örneğin, birden fazla cezanın içtimaı, lehe kanun uygulaması, cezanın hesaplanması vb.) konusunda bir duraksama vardır. Eğer bir sorun, 5275 s.K. m. 98 kapsamında hükmü veren mahkeme tarafından çözülebilecek bir 'infaz tereddüdü' ise, bu yola başvurulmalıdır. Eğer sorun, hükmün kendisindeki bir 'hukuka aykırılık' ise ve bu durum infaz aşamasında düzeltilemiyorsa (örn. YCGK 2019/654 K.'daki hatalı taksitlendirme kararı gibi), o zaman CMK m. 309 kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. İki kurum birbirinin alternatifi değil, farklı sorunlara yönelik farklı çözüm yollarıdır.