Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, TCK m. 62'deki takdiri indirim 'sanığın duruşmadaki iyi hali' gerekçesiyle uygulanmış, ancak TCK m. 168'deki etkin pişmanlık indirimi 'pişmanlığının samimi görülmediği' gerekçesiyle uygulanmamıştır. Bu iki gerekçe arasında bir çelişki var mıdır?
İlk bakışta bir çelişki varmış gibi görünse de, hukuken bu iki gerekçe birbiriyle çelişmeyebilir. Çünkü iki kurum farklı unsurlara ve amaçlara odaklanır: - **TCK m. 62 (Takdiri İndirim):** Genellikle sanığın 'yargılama sürecindeki' tutum ve davranışlarını, mahkemeye karşı saygılı olmasını, duruşmaları takip etmesini, yani 'duruşmadaki iyi hali'ni esas alır. Bu, daha çok usule ilişkin bir tutumun ödüllendirilmesidir. - **TCK m. 168 (Etkin Pişmanlık):** Sanığın 'suça ilişkin' olarak duyduğu pişmanlığı ve bu pişmanlığın bir sonucu olarak 'suçun yarattığı zararı giderme' eylemini esas alır. Bu, daha çok suçun maddi sonuçlarına ve mağdurun tatminine odaklıdır. Bir sanık, duruşmalarda son derece saygılı ve uyumlu davranarak 'duruşmadaki iyi hal' gösterebilir (TCK m. 62 için yeterli). Ancak aynı sanık, mağdurun zararını giderme konusunda hiçbir çaba göstermeyebilir veya bu yöndeki beyanları mahkeme tarafından samimi bulunmayabilir (TCK m. 168 için yetersiz). Mahkeme, sanığın duruşmadaki tavrını olumlu bulup m. 62'yi uygularken, suçun sonuçlarına yönelik bir pişmanlık emaresi görmediği için m. 168'i uygulamayabilir. Bu, iki kurumun farklı odak noktaları nedeniyle hukuken mümkün ve çelişkisiz bir durumdur.