Sanık, hırsızlık suçundan dolayı soruşturma aşamasında zararı tamamen gidermiştir. Mahkeme, TCK m. 168/1 uyarınca indirim yaparken, sanığın çok sayıda sabıkası olduğunu gerekçe göstererek en alt sınırdan (örneğin 1/3) indirim uygulamıştır. Bu gerekçe, etkin pişmanlık indiriminin oranını belirlemede kullanılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189411

Bu gerekçenin kullanılması doktrinde ve uygulamada tartışmalıdır, ancak Yargıtay kararlarında bu tür gerekçelere rastlanmaktadır. Etkin pişmanlık, TCK m. 168'de düzenlenirken sanığın sabıka durumu bir şart olarak öngörülmemiştir. Bu nedenle, sanığın sabıkalı olması, etkin pişmanlıktan 'yararlanmasına' engel değildir. Ancak, indirim oranının 'ne kadar' olacağının belirlenmesi, mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Mahkeme bu takdir hakkını kullanırken, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesi (TCK m. 61) çerçevesinde, sanığın kişiliği ve suç işleme hususundaki eğilimi gibi unsurları da göz önünde bulundurabilir. Bu yoruma göre, çok sayıda sabıkası olan bir sanığın, suçu bir yaşam biçimi haline getirdiği ve pişmanlığının sadece o anki cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek, daha az pişman sayılması ve daha düşük oranda indirim yapılması mümkün görülebilir. Ancak aksi yöndeki görüşe göre, TCK m. 168'in amacı sadece zararın giderilmesini teşvik etmek olup, bu amaca hizmet eden her failin, geçmişine bakılmaksızın, eyleminin karşılığı olan indirimden tam olarak faydalanması gerekir. Sanığın sabıkası, zaten temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir kriter olarak kullanılmışsa, ikinci kez indirim oranında dikkate alınması 'çifte değerlendirme yasağı'na aykırı olabilir. Yargıtay 13. CD 2017/9893 K. sayılı kararda, sabıkalı oluşun temel cezanın belirlenmesinde kullanılabileceğine, ancak alt sınırdan uzaklaşmak için tek başına yeterli bir gerekçe olmadığına işaret edilmiştir. Bu mantık, indirim oranının belirlenmesi için de kıyasen uygulanabilir.