Bir dolandırıcılık suçunda fail, soruşturma aşamasında mağdurun zararının tamamını gidermiş, ancak mağdur, failin en ağır cezayı almasını istediği için 'etkin pişmanlık uygulanmasına rızam yoktur' şeklinde beyanda bulunmuştur. Mağdurun bu beyanı, TCK m. 168/1'in uygulanmasına engel midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189398

Hayır, engel değildir. TCK m. 168'de 'mağdurun rızası' şartı, sadece TCK m. 168/4'te, yani 'kısmen geri verme veya tazmin' halinde aranmaktadır. Eğer fail, zararın 'tamamını' aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermişse, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için mağdurun rızasının alınmasına gerek yoktur. Kanun koyucu, zararın tamamen giderilmesi halinde, mağdurun sübjektif tatminini veya rızasını bir şart olarak öngörmemiştir. Bu durumda, kurumun objektif şartı (zararın tamamen giderilmesi) ve sübjektif şartı (failin iradi pişmanlığı) gerçekleşmiş olduğu için, mahkeme, mağdurun rızası olmasa bile TCK m. 168/1 uyarınca (soruşturma aşaması olduğu için) cezada üçte ikisine kadar indirim yapmakla yükümlüdür. Aksi bir yorum, müessesenin uygulanmasını mağdurun keyfiyetine bırakmak anlamına gelirdi ki bu, kanunun amacına aykırıdır.