5271 sayılı CMK'nın 309/5. maddesi, 'Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.' hükmünü içermektedir. Bu 'direnme yasağı'nın, kanun yararına bozma kurumunun hangi temel amacına hizmet ettiğini açıklayınız.
Bu 'direnme yasağı', kanun yararına bozma kurumunun iki temel amacına hizmet eder: 1. **Hukuki Belirsizliği Sona Erdirme:** Kanun yararına bozma, zaten kesinleşmiş bir hükümdeki hukuka aykırılığı gidermek için başvurulan olağanüstü bir yoldur. Eğer ilk derece mahkemesinin bu bozma kararına karşı direnme hakkı olsaydı, Yargıtay ile ilk derece mahkemesi arasında bir 'direnme-bozma' döngüsü başlar ve bu durum, zaten kesinleşmiş bir uyuşmazlığın yeniden belirsiz hale gelmesine yol açardı. Direnme yasağı, Yargıtay'ın verdiği son kararla hukuki uyuşmazlığı nihai olarak çözüme kavuşturmayı ve hukuki istikrarı sağlamayı amaçlar. 2. **İçtihat Birliğini Sağlama:** Kanun yararına bozmanın en önemli amaçlarından biri, ülke genelinde kanunların farklı mahkemelerce farklı yorumlanmasının önüne geçmek ve uygulama birliği (içtihat birliği) sağlamaktır. Yargıtay, en üst dereceli temyiz mahkemesi olarak bu birliği sağlama görevine sahiptir. Eğer alt derece mahkemeleri, Yargıtay'ın hukuki yorumuna direnebilseydi, Yargıtay'ın içtihat birliği sağlama fonksiyonu işlevsiz kalırdı. Direnme yasağı, Yargıtay'ın hukuki yorumunun tüm alt derece mahkemeleri için bağlayıcı olmasını temin ederek, bu temel amaca hizmet eder.