5271 sayılı CMK'nın 128/2. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında 'tefecilik' (TCK m. 241) suçu da yer almaktadır. Bu suçtan elde edildiği iddia edilen bir alacağa veya bu alacak karşılığı alınan bir senede CMK m. 128 uyarınca el konulmasının, suçla mücadelenin etkinliği açısından önemini tartışınız.
Tefecilik suçunun CMK m. 128 kataloguna dahil edilmesi, bu suçla mücadelenin etkinliği açısından büyük önem taşır. Önemi şu noktalarda toplanabilir: 1. **Suç Gelirinin Dondurulması:** Tefeciliğin temel motivasyonu, yasa dışı yollarla faiz geliri elde etmektir. Suçtan kaynaklanan anapara alacağı ve faiz alacaklarına veya bu alacaklar için alınan senet, çek gibi kıymetli evraka el konulması, failin suçtan ekonomik bir menfaat elde etmesini en başından engeller. Bu, suçun işlenmesini caydırıcı bir etki yaratır. 2. **Mağdurun Korunması:** El koyma kararı, failin bu alacakları cebri icra yoluyla veya tehditle tahsil etmesini önler. Böylece, zaten zor durumda olan mağdurun daha fazla sömürülmesinin ve mağduriyetinin artmasının önüne geçilir. 3. **Delillerin Korunması:** Tefecilik suçunda kullanılan senetler, alacak-verecek defterleri, banka dekontları aynı zamanda suçun en önemli delilleridir. Bu hak ve alacaklara el konulması, bu delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini de engeller. 4. **Müsaderenin Güvence Altına Alınması:** Yargılama sonunda, TCK m. 55 uyarınca bu suç gelirine (kazanca) müsadere kararı verilecektir. El koyma tedbiri, bu müsadere kararının infazını güvence altına alır. Aksi takdirde, fail yargılama sırasında bu alacakları başkalarına devrederek müsadereyi sonuçsuz bırakabilirdi. Sonuç olarak, CMK m. 128'in tefecilik suçu için uygulanması, suçun ekonomik temelini çökertmeye, mağduru korumaya ve adaletin etkin bir şekilde tecellisini sağlamaya hizmet eden kritik bir araçtır.