Kanun yararına bozma talebi, Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletildikten sonra, Başsavcılığın bu taleple bağlılığı ne ölçüdedir? Başsavcılık, Bakanlığın talebini yerinde görmezse ne yapabilir? CMK m. 309/2'deki 'bu nedenleri aynen yazarak' ifadesinin anlamını tartışınız.
CMK m. 309/2, 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir' demektedir. Bu ifadenin yorumu doktrinde tartışmalıdır, ancak Yargıtay uygulaması nettir. Uygulamaya göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığı'nın talebini ve gerekçelerini yerinde görmese bile, bu talebi Yargıtay'ın ilgili dairesine iletmekle yükümlüdür. 'Nedenleri aynen yazarak' ifadesi, Başsavcılığın bu aşamada bir 'filtreleme' veya 'reddetme' yetkisi olmadığını, sadece bir 'iletme' görevi olduğunu gösterir. Başsavcılık, Bakanlığın gerekçelerine katılmadığını belirten kendi görüşünü de (muhalefet şerhi gibi) dosyaya ekleyebilir, ancak talebin kendisini Daire'ye göndermekten kaçınamaz. Nihai kararı verecek olan, Yargıtay'ın ilgili ceza dairesidir. Başsavcılık, Bakanlığın talebini yerinde görmüyorsa, tebliğnamesinde 'kanun yararına bozma talebinin reddi' yönünde görüş bildirebilir, ancak dosyayı iletme yükümlülüğü devam eder. Bu mekanizma, kanun yararına bozma yolunun işletilmesinde nihai takdir yetkisinin yargı organında (Yargıtay Dairesi) kalmasını sağlar.