Yargıtay, bir kanun yararına bozma incelemesinde, yerel mahkemenin TCK m. 168'i uygularken, soruşturma aşamasında gerçekleşen bir zarar giderme eylemine rağmen, daha az indirim öngören TCK m. 168/2'yi uyguladığını tespit etmiştir. Yargıtay bu durumda dosyayı yerel mahkemeye mi göndermeli, yoksa doğru fıkrayı uygulayarak cezayı kendisi mi belirlemelidir? (Bkz. Yargıtay 17. CD 2017/2549 E., 2017/7193 K.)
Yargıtay, doğru fıkrayı uygulayarak cezayı kendisi belirlemelidir. Yargıtay 17. CD 2017/7193 K. sayılı kararında da bu yöntem izlenmiştir. Bu tür bir hata, 'daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren' bir durumdur ve CMK m. 309/4-d kapsamında kalır. Hangi fıkranın uygulanacağı (m. 168/1 mi, m. 168/2 mi) bir hukuki tespittir. Bu tespit yapıldıktan sonra, doğru oranın (örneğin 2/3'e kadar) uygulanarak yeni cezanın hesaplanması, yeniden bir yargılama veya delil takdiri gerektirmez. Yargıtay, bu basit hukuki ve matematiksel işlemi yaparak, sanık lehine olan hatayı doğrudan düzeltme yetkisine sahiptir. Bu, yargılamanın gereksiz yere uzamasını önler ve CMK m. 309/4-d'nin amacına uygun bir çözümdür. Dolayısıyla, dosya yerel mahkemeye gönderilmez, Yargıtay hükmü bozarak yeni cezayı kendisi tesis eder.