Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, CMK'da sayılan kesin hukuka aykırılık hallerinden birini (örneğin, görevli olmayan mahkeme tarafından karar verilmesi) içerdiği, kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay'a taşınmıştır. Yargıtay bu durumda, CMK m. 309'un hangi fıkrasına göre karar vermelidir ve bozma sonrası süreç nasıl işler?
Bu durumda Yargıtay, CMK m. 309/4-b'ye göre karar vermelidir. Görevli olmayan bir mahkemenin davaya bakması, CMK m. 289/1-g'de sayılan kesin hukuka aykırılık hallerindendir ve bu durum, 'savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine' ilişkin bir hukuka aykırılıktır. Çünkü sanığın kanunen yetkili ve görevli mahkemede yargılanma hakkı, adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur. CMK m. 309/4-b'ye göre, bozma sonrası süreç şu şekilde işler: 1. Yargıtay, hükmü kanun yararına bozar. 2. Dosya, 'kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir' hükmü uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilir. 3. İlk derece mahkemesi, dosyayı görevli mahkemeye gönderir ve yargılama görevli mahkemede yeniden yapılır. 4. Yeniden yapılan yargılama sonucunda verilecek yeni hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan 'daha ağır olamaz'. Bu, sanık lehine bir güvencedir (aleyhe bozma yasağının bir yansımasıdır). Dolayısıyla, Yargıtay doğrudan bir karar vermez, yargılamanın usulüne uygun olarak görevli mahkemede yeniden yapılması için dosyayı iade eder.