Kanun yararına bozma (CMK m. 309) ve yargılamanın yenilenmesi (CMK m. 311 vd.) olağanüstü kanun yollarını, başvuru nedenleri ve sonuçları açısından karşılaştırınız.
Her ikisi de kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulan olağanüstü kanun yolları olsa da, aralarında temel farklar vardır: **Başvuru Nedenleri:** - **Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309):** Nedeni, kesinleşen hüküm veya karardaki 'hukuka aykırılık'tır. Bu, maddi veya usul hukukuna ilişkin bir kanun hükmünün yanlış uygulanmasıdır. Yeni bir delil veya olay söz konusu değildir, mevcut dosya üzerinden hukuki bir denetim yapılır. - **Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m. 311):** Nedeni, hüküm verildikten sonra ortaya çıkan 'yeni olaylar veya yeni deliller'dir. Örneğin, sahte olduğu anlaşılan bir belgeye dayanarak hüküm verilmesi, önemli bir tanığın yalan tanıklık yaptığının sabit olması, hükmü etkileyecek yeni bir delilin ortaya çıkması gibi durumlardır. Hukuki bir hatadan çok, maddi gerçeğe ilişkin bir hata söz konusudur. **Başvuru Yetkisi:** - **Kanun Yararına Bozma:** Başvuru yetkisi sadece Adalet Bakanlığı'na aittir (Bakanlık, talebi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Yargıtay'a iletir). - **Yargılamanın Yenilenmesi:** Başvuru yetkisi hükümlüye, vekiline, kanuni temsilcisine ve bazı hallerde Cumhuriyet Savcısına aittir. **Sonuçları:** - **Kanun Yararına Bozma:** Kural olarak yeniden yargılama yapılmaz (istisnalar hariç, örn. m. 309/4-b). Yargıtay, hatayı tespit eder, bazen doğrudan düzeltir veya aleyhe sonuç doğurmayacak şekilde bozar. - **Yargılamanın Yenilenmesi:** Talebin kabulü halinde, kural olarak dava yeniden görülür. İnfaz durdurulur ve ilk hüküm iptal edilerek, yeni delillerle birlikte yapılacak yeni bir yargılama sonucunda yeni bir hüküm kurulur. Bu hüküm, öncekinden farklı (beraat, daha az ceza vb.) olabilir.