5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesinde sayılan 'kendisini savunamayacak derecede malul' olma hali, sadece fiziksel bir engeli mi ifade eder, yoksa akıl hastalığı veya zayıflığı gibi zihinsel durumları da kapsar mı? Yargıtay'ın bu konudaki yorumunu (örn. 2. CD 2018/6041 K.) açıklayınız.
Bu hal, sadece fiziksel engelleri değil, aynı zamanda kişinin savunma yapma yeteneğini ciddi şekilde etkileyen zihinsel ve ruhsal durumları da kapsar. Yargıtay 2. CD 2018/6041 K. kararında, 'kronik psikoz' teşhisi ve %70 fonksiyon kaybı raporu olan bir sanık için CMK m. 150/2 uyarınca müdafi atanması ve TCK m. 32 kapsamında cezai ehliyetinin araştırılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu, 'maluliyet' kavramının geniş yorumlandığını göstermektedir. Dolayısıyla, bir sanığın; - İleri derecede yaşlılık nedeniyle anlama ve kendini ifade etme güçlüğü çekmesi, - Ağır bir depresyon veya başka bir psikiyatrik rahatsızlık nedeniyle yargılamayı takip edememesi, - Akıl zayıflığı veya zeka geriliği nedeniyle olayları ve hukuki süreci kavrayamaması gibi durumlar da 'kendisini savunamayacak derecede malul' olma kapsamında değerlendirilerek zorunlu müdafi atanmasını gerektirir. Önemli olan, engelin niteliğinden çok, savunma yeteneği üzerindeki etkisidir.