Etkin pişmanlıkta, 'pişmanlık' unsurunun varlığı için failin suçu işlediğini ikrar etmesi zorunlu bir koşul mudur? Suçu inkar eden ancak zararı gideren bir fail hakkında TCK m. 168 uygulanabilir mi? YCGK 2015/890 E., 2018/452 K. ve 2019/383 E., 2021/357 K. kararlarını karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189368

Hayır, ikrar zorunlu bir koşul değildir. YCGK'nin 2018/452 ve 2021/357 gibi yerleşik kararlarına göre, failin suçu inkar etmesi, tek başına TCK m. 168'in uygulanmasına engel değildir. Yargıtay, pişmanlığın sübjektif bir duygu durumu olmaktan çok, 'suçun sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik aktif ve iradi bir davranış' olarak objektifleştirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bir sanık, yargılama stratejisi olarak veya başka nedenlerle suçu inkar edebilir, ancak aynı zamanda bir yakınının veya kendisinin başkaca bir mağduriyet yaşamaması için ya da husumetin son bulması amacıyla zararı giderebilir. Yargıtay bu durumu, 'sanığın, atılı suçlamayı kabul etmemekle birlikte duyduğu pişmanlığın sonucu olarak' zararı gidermeye yönelik davrandığı şeklinde yorumlamaktadır. Önemli olan, zararın giderilmesine yönelik 'etkin' bir eylemin varlığıdır. Bu eylem, ikrar olmasa bile pişmanlığın dışa vurumu olarak kabul edilir.