TCK m. 168/1'e göre, soruşturma aşamasında gösterilen etkin pişmanlıkta cezada 'üçte ikisine kadarı' indirim yapılır. Mahkemenin bu oranı belirlerken takdir hakkının sınırları nelerdir? İndirim oranının belirlenmesinde hangi objektif ve sübjektif unsurlar rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189355

Mahkemenin, TCK m. 168/1'deki 'üçte ikisine kadarı' indirim oranını belirlerken takdir hakkı vardır, ancak bu keyfi bir takdir değildir ve gerekçelendirilmelidir. Mahkeme, bu oranı belirlerken şu unsurları dikkate alır: **Objektif Unsurlar:** 1. **Zararın Giderilme Zamanı:** Zararın, suçun işlenmesinden hemen sonra mı, yoksa soruşturmanın sonlarına doğru mu giderildiği. Erken aşamada giderme, daha fazla indirimi gerektirebilir. 2. **Giderilen Zararın Miktarı:** Zararın tamamının mı, yoksa önemli bir kısmının mı giderildiği. Tam giderim, kısmi giderime göre daha yüksek bir indirim oranını haklı kılar. 3. **Giderme Şekli:** Zararın giderilmesi sürecinde failin gösterdiği çaba ve kolaylık. Mağdura zorluk çıkarmadan, hızlı ve eksiksiz bir şekilde zararı gidermesi lehe değerlendirilir. **Sübjektif Unsurlar:** 1. **Pişmanlığın Derecesi ve Samimiyeti:** Failin duruşmadaki tutum ve davranışları, pişmanlığını dile getiriş şekli, mağdurdan özür dilemesi gibi hususlar, mahkemenin takdirinde etkili olabilir. Her ne kadar Yargıtay 'iç dünyaya bakılmaz' dese de, dışa yansıyan samimi tavırlar takdir hakkını etkiler. 2. **Suçun İşleniş Biçimi ve Kastın Yoğunluğu:** Suç işlenirken gösterilen profesyonellik veya planlı hareket, daha düşük bir indirim oranını; anlık bir eylem olması ise daha yüksek bir oranı haklı kılabilir. Mahkeme, bu ve benzeri kriterleri bir bütün olarak değerlendirerek, TCK m. 61'deki cezanın bireyselleştirilmesi ilkesine uygun olarak, 1/3'ten 2/3'e kadar makul ve adil bir indirim oranı belirlemeli ve bu takdirinin gerekçesini kararında açıklamalıdır.