5271 sayılı CMK'nın 128. maddesi uyarınca el konulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi için kayyım atanması usulü, hangi kanun maddesine atıfla ve nasıl uygulanır? Bu kayyımlığın, şirket yönetimine atanan CMK m. 133'teki kayyımlıktan farkı nedir?
CMK m. 128'nin 10. fıkrası, 'Bu madde uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu durumda 133 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır.' demektedir. Bu, kayyım atanması ve görevinin yürütülmesi usulünde, CMK m. 133'teki 'Şirket yönetimi için kayyım tayini' hükümlerinin yol gösterici olacağı anlamına gelir. Buna göre, kayyım atama kararı, yetkileri, ücreti, denetimi gibi konularda m. 133'teki prosedür kıyasen uygulanır. İki kayyımlık türü arasındaki temel fark ise şudur: - **CMK m. 133 Kayyımlığı (Şirket Yönetimine):** Bu türde kayyım, doğrudan 'şirketin yönetimine' atanır. Yani, kayyım şirketin yönetim organlarının (yönetim kurulu, müdürler vb.) yerine geçerek şirketi idare etme yetkisini devralır. Bu, tüzel kişiliğin yönetimine yönelik bir tedbirdir. - **CMK m. 128/10 Kayyımlığı (Malvarlığı Yönetimine):** Bu türde ise kayyım, şirketin yönetimine değil, sadece 'el konulan belirli malvarlığı değerlerinin idaresi' için atanır. Örneğin, el konulan bir kiradaki dükkanın kirasının toplanması, bakımlarının yapılması gibi işler için kayyım atanır. Veya el konulan bir tarım arazisinin işletilmesi için kayyım atanabilir. Bu, şirketin genel yönetimine bir müdahale değil, sadece belirli bir malvarlığının yönetimine odaklı, daha dar kapsamlı bir tedbirdir.