Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, CMK'da yeri olmayan 'karar verilmesine yer olmadığına' şeklinde bir hüküm kurulmuştur. Bu kararın hukuki niteliği nedir ve bu hukuka aykırılık hangi kanun yolu ile nasıl giderilmelidir? Yargıtay 4. CD 2017/22733 E., 2018/1104 K. kararını esas alınız.
Bu kararın hukuki niteliği, 'kanunda öngörülmeyen, usulsüz bir karar' olmasıdır. CMK m. 223, bir yargılama sonunda verilebilecek hüküm türlerini (beraat, mahkumiyet, CVYO, düşme, ret, güvenlik tedbiri, görevsizlik) sınırlı sayıda (tahdidi olarak) saymıştır. 'Karar verilmesine yer olmadığı' şeklinde bir hüküm türü bu listede yoktur. Bu hukuka aykırılığın kanun yararına bozma (CMK m. 309) yoluyla giderilmesi gerekir. Yargıtay 4. CD 2018/1104 K. sayılı kararında da benzer bir durumda, mahkemenin yargılamaya devam ederek CMK m. 223'te sayılan hükümlerden birini kurması gerekirken, usulde yeri olmayan böyle bir karar vermesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu durumda Yargıtay, kanun yararına bozma talebini kabul ederek kararı bozar. Bozma sonrası yapılacak işlem, CMK m. 309/4-a kapsamındadır. Çünkü bu karar, davanın esasını çözmeyen, usule ilişkin hatalı bir karardır. Bu nedenle, bozma üzerine dosya yerel mahkemeye gönderilir ve mahkeme, kaldığı yerden yargılamaya devam ederek, delilleri değerlendirip CMK m. 223'e uygun bir hüküm (beraat, mahkumiyet vb.) kurar.