Bir kamu davası açıldıktan sonra, sanığa atılı suçun 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. Mahkemenin bu durumda CMK m. 223/8 uyarınca doğrudan 'davanın düşürülmesine' karar vermesi hukuka uygun mudur? Mahkemenin izlemesi gereken usul nedir? Yargıtay 2. CD 2018/567 E., 2018/1989 K. kararını esas alınız.
Doğrudan 'davanın düşürülmesine' karar vermesi hukuka uygun değildir. Yargıtay 2. CD 2018/1989 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin izlemesi gereken usul CMK m. 254'te düzenlenmiştir. Buna göre, kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşıldığında, mahkeme: 1. **Dosyayı Uzlaştırma Bürosuna Göndermelidir:** Mahkeme, yargılamayı durdurarak, uzlaştırma işlemlerinin CMK m. 253'e göre yapılması için dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermelidir. Bu aşamada verilen karar, bir düşme kararı değil, uzlaştırma sürecinin sonucunu beklemeye yönelik bir 'ara karar' niteliğindedir. CMK m. 223/8'deki durma kararı, uzlaştırma kovuşturma şartı olmadığı için tam olarak uygun düşmese de, amaçsal olarak benzer bir fonksiyona hizmet eder. 2. **Uzlaştırma Sonucuna Göre Karar Vermelidir:** a) Uzlaşma sağlanır ve sanık edimini derhal yerine getirirse, mahkeme 'davanın düşmesine' karar verir. b) Uzlaşma sağlanır ancak edimin yerine getirilmesi takside veya ileri bir tarihe bağlanırsa, mahkeme 'hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına' karar verir. c) Uzlaşma sağlanamazsa, mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder ve davanın esası hakkında bir hüküm kurar. Dolayısıyla, uzlaştırma ihtimali ortaya çıktığında doğrudan düşme kararı verilemez; öncelikle uzlaştırma prosedürünün işletilmesi zorunludur.