CMK m. 150/2, 'çocuk' olan şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi atanmasını öngörür. Bozma sonrası yapılan yargılamada, sanığın savunmasının alındığı tarih itibarıyla 18 yaşını doldurmuş olması ve müdafi istemediğini beyan etmesi durumunda, ilk yargılamada atanmış olan müdafinin görevi devam eder mi? Yargıtay 2. CD 2016/18743 E., 2018/6179 K. kararındaki usuli sorunu açıklayınız.
Hayır, devam etmez. Yargıtay 2. CD 2018/6179 K. kararında da bu duruma işaret edilmiştir. Zorunlu müdafilik, kanunda sayılan objektif şartların (örneğin, yaş küçüklüğü) varlığına bağlıdır. Sanık, yargılama sürecinde 18 yaşını doldurduğunda 'çocuk' olma vasfını ve dolayısıyla CMK m. 150/2'ye dayalı zorunlu müdafilik statüsünü kaybeder. Bu noktadan sonra sanık reşit bir birey olarak kendi savunmasını yapma veya müdafi yardımından yararlanma konusunda irade beyanında bulunabilir. Eğer 18 yaşını dolduran sanık, duruşmada açıkça müdafi istemediğini beyan ederse, daha önce baro tarafından atanmış olan müdafinin görevi sona erer. Bu andan itibaren müdafinin sanık adına işlem yapma (örneğin temyiz dilekçesi verme) yetkisi kalmaz. Mahkemenin, görevi sona ermiş müdafinin verdiği temyiz dilekçesini kabul etmesi usuli bir hata olur. Gerekçeli kararın, bizzat sanığa tebliğ edilmesi ve sanığın kendi iradesiyle temyiz hakkını kullanıp kullanmayacağının beklenmesi gerekir.