Bir sanık, nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/1-b) suçundan yargılanmaktadır. Yargılama sonucunda mahkeme, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına karar vererek TCK m. 35 uyarınca cezada indirim yapmış, ardından da soruşturma aşamasında zararın giderildiği gerekçesiyle TCK m. 168 uyarınca ikinci bir indirim uygulamıştır. Bu uygulama hukuka uygun mudur? Yargıtay 2. CD 2015/1465 E., 2018/64 K. kararını referans alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189327

Hukuka uygun değildir. Yargıtay 2. CD 2018/64 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iki kurum birbiriyle bağdaşmaz. TCK m. 168'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için temel şart, 'suçun tamamlanmış' olmasıdır. Eğer mahkeme, fiilin teşebbüs aşamasında kaldığını kabul ediyorsa, bu suçun tamamlanmadığı anlamına gelir. Suç tamamlanmadığı için, tamamlanmış suçlara özgü bir kurum olan etkin pişmanlık (TCK m. 168) uygulanamaz. Teşebbüs aşamasında kalan bir fiilde, failin zararı gidermesi veya suçun tamamlanmasını önlemesi, ancak TCK m. 36'daki 'gönüllü vazgeçme' kurumu çerçevesinde değerlendirilebilir ki bu durumda teşebbüsten ceza verilmez. Mahkemenin hem teşebbüs (TCK m. 35) hem de etkin pişmanlık (TCK m. 168) indirimlerini birlikte uygulaması, bu iki kurumun mahiyetini birbiriyle karıştırdığını gösterir ve açık bir hukuka aykırılık oluşturur. Bu nedenle karar bozulmalıdır.