Bir sanık, nitelikli hırsızlık suçundan (TCK m. 142/2-h, ceza alt sınırı 5 yıl) yargılanmaktadır. Sanık, duruşmada müdafi istemediğini beyan etmiş ve mahkeme de bu beyana uyarak müdafi atamamıştır. Yargılama sonunda suçun gece vakti işlendiği de anlaşılarak TCK m. 143 uyarınca ceza artırımı yapılmıştır. Bu yargılamadaki usuli eksikliği ve Yargıtay'ın güncel içtihadı (CGK 2022/439 K.) çerçevesinde olası sonucunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189321

Bu yargılamada, savunma hakkını ağır şekilde ihlal eden bir usuli eksiklik mevcuttur. 1. **Temel Suç:** Sanığın yargılandığı TCK m. 142/2-h'nin temel cezasının alt sınırı 5 yıldır. CMK m. 150/3, alt sınırı 'beş yıldan fazla' olan suçlarda zorunlu müdafiliği öngördüğü için, sadece bu maddeye bakıldığında zorunluluk olmadığı düşünülebilir. (Not: 6545 sayılı Kanun öncesi bu suçun alt sınırı 5 yıldı, sonrasında değişti. Sorunun mantığı alt sınırın 5 yıl olduğu varsayımına göre cevaplanabilir. Eğer güncel alt sınır 5 yıldan fazlaysa, zaten zorunluluk vardır.) 2. **Nitelikli Hal:** Ancak, suçun gece vakti (TCK m. 143) işlenmesi, verilecek cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren bir nitelikli haldir. Bu artırımla birlikte cezanın alt sınırı (örneğin 5 yıl ise) 7.5 yıla çıkacaktır. 3. **Yargıtay İçtihadı:** YCGK 2022/439 K. sayılı kararı uyarınca, CMK m. 150/3'teki 5 yıllık sınırın hesaplanmasında, cezada artırım öngören nitelikli haller de dikkate alınmalıdır. Bu durumda, sanığın fiilen yargılandığı suçun ceza alt sınırı 5 yılı aştığı için, kendisine istemi aranmaksızın ve hatta istemediğini beyan etse bile zorunlu müdafi atanması gerekirdi. 4. **Sonuç:** Müdafi atanmadan yargılama yapılması, CMK m. 289/1-e uyarınca kesin hukuka aykırılık halidir. Temyiz incelemesinde, bu durum re'sen tespit edilecek ve hükmün bozulmasına karar verilecektir.