5271 sayılı CMK'nın 156/3. maddesi, 'Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer' hükmünü amirdir. Bu hüküm, zorunlu müdafilik hallerinde de uygulanır mı? Örneğin, CMK m. 150/3 uyarınca müdafi atanmış bir sanık, sonradan kendi vekaletli avukatını tutarsa, barodan atanan müdafinin görevi sona erer mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189318

Evet, sona erer. CMK m. 156/3 hükmü, hem ihtiyari hem de zorunlu müdafilik hallerinde baro tarafından yapılan görevlendirmeler için geçerlidir. Kanun koyucunun amacı, şüphelinin/sanığın kendi iradesiyle seçtiği müdafiye öncelik tanımaktır. Bu, savunma hakkının temel bir unsuru olan 'kendi seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanma' (AİHS m. 6/3-c) hakkının bir gereğidir. Zorunlu müdafilik, sanığın müdafisiz kalmasını önlemeye yönelik bir güvencedir. Sanık, bu güvenceyi kendi vekaletli avukatını tutarak bizzat sağladığında, baro tarafından resen yapılan görevlendirmenin hukuki sebebi ortadan kalkar. Dolayısıyla, CMK m. 150/3 uyarınca (ceza haddi nedeniyle) atanmış olan müdafinin görevi, sanığın vekaletnameli avukatının dosyaya vekaletnamesini sunmasıyla veya duruşmada sanık tarafından müdafisi olarak beyan edilmesiyle birlikte kendiliğinden sona erer. Yargılamaya vekaletli avukat ile devam edilir.