TCK m. 168/1, etkin pişmanlığın 'failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek' zararı gidermesi halinde uygulanacağını belirtir. Bu 'bizzat' ifadesi, zararın giderilmesi eyleminin mutlaka failin kendisi tarafından fiziksel olarak yapılması gerektiği şeklinde mi anlaşılmalıdır? YCGK 2015/517 E., 2016/154 K. kararındaki yorumu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189313

Hayır, 'bizzat' ifadesi bu şekilde dar yorumlanmamalıdır. YCGK 2016/154 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, 'bizzat pişmanlık göstererek' ibaresi, pişmanlık iradesinin faile ait olması gerektiğini vurgular. Ancak zararı giderme eyleminin bizzat fail tarafından yapılması zorunlu değildir. 'Failin iradesine dayanan üçüncü kişinin hareketi de, bu hareketin yapılmasına fail tarafından neden olunduğu sürece yeterli kabul edilmelidir.' Örneğin, cezaevindeki bir sanığın, dışarıdaki ailesine veya avukatına talimat vererek zararı gidertmesi, 'bizzat' şartını ihlal etmez. Önemli olan, zararın giderilmesinin failin kendi pişmanlık iradesinin bir sonucu ve yönlendirmesiyle gerçekleşmesidir. Failin tamamen habersiz ve iradesi dışında bir üçüncü kişinin zararı gidermesi ise, kural olarak bu kapsamda değerlendirilmez (ancak buna karşı çıkmaması halinde uygulanabileceğine dair içtihatlar da vardır).