5271 sayılı CMK m. 149, şüphelinin/sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabileceğini düzenlerken, müdafilik ilişkisinin kurulması için vekaletname ibrazını zorunlu kılmış mıdır? Bir avukatın sanığın müdafisi olduğunun kabulü için Yargıtay'ın aradığı asgari ispat koşulları nelerdir? YCGK 2019/158 E., 2022/103 K. kararını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189312

Hayır, CMK vekaletname ibrazını zorunlu kılmamıştır. YCGK 2022/103 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, müdafilik ilişkisi, şüpheli/sanık ile avukat arasındaki bir avukatlık sözleşmesine dayanır ve bu sözleşme şekle tabi değildir. Vekaletname, bu ilişkinin varlığını ispatlayan en güçlü araçlardan biri olmakla birlikte, tek ispat aracı değildir ve bir geçerlilik şartı da değildir. Yargıtay, müdafilik sıfatının ispatı için şu gibi durumları yeterli görmektedir: - Avukatın, sanığın da hazır bulunduğu duruşmalarda sanık adına savunma yapması ve sanığın buna itiraz etmemesi. - Sanığın, ifade veya sorgu sırasında ya da mahkeme huzurunda, belirli bir avukatı müdafisi olarak seçtiğini beyan etmesi. - Avukatın, ifade veya sorgu tutanağında müdafi olarak imzasının bulunması. - Sanık tarafından müdafi olarak seçildiğini gösteren yazılı bir belgenin (vekaletname olmasa bile) ibraz edilmesi. Ancak, avukatın dosyada hiçbir şekilde görünmediği, sanık tarafından seçildiğine dair bir beyan veya belgenin bulunmadığı durumlarda, sadece temyiz dilekçesi vermesi müdafi olarak kabul edilmesi için yeterli değildir ve bu durumda temyiz talebi yetkisizlikten reddedilebilir.