CMK m. 309/4-a, kanun yararına bozma nedeninin 'davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin olması' halinde, kararı veren mahkemenin yeniden inceleme ve araştırma yaparak karar vereceğini düzenler. Buna örnek olarak hangi tür kararlar verilebilir ve 'yeniden inceleme' süreci nasıl işler? YCGK 2019/115 K. sayılı kararında geçen 'durma kararı' niteliğindeki kararları bu bağlamda değerlendiriniz.
CMK m. 309/4-a kapsamına giren 'davanın esasını çözmeyen kararlar', yargılamayı sonlandırmayan, usule ilişkin ara nitelikteki kararlardır. Örnekler şunlardır: - **Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı:** Mahkemenin dosyayı başka bir mahkemeye gönderme kararı davanın esasını çözmez. - **Durma Kararı (CMK m. 223/8):** Soruşturma veya kovuşturma şartının (örneğin izin, şikayet) gerçekleşmesini beklemek üzere verilen kararlar bu niteliktedir. - **İddianamenin İadesi Kararı:** Savcılığın eksiklikleri giderip yeniden dava açmasını gerektiren, esası çözmeyen bir karardır. Yargıtay 3. CD 2018/11662 K. sayılı kararında olduğu gibi, hukuka aykırı bir iade kararına yönelik itirazın kabulü kararının bozulması halinde bu fıkra uygulanır. YCGK 2019/115 K. sayılı kararında ele alınan, TCK m. 191/2 uyarınca verilen 'tedavi ve denetimli serbestlik' kararı da, hukuki niteliği itibarıyla bir 'durma kararı'nın sonuçlarını doğurur. Dava derdest olmaya devam eder. Bu tür bir kararın kanun yararına bozulması halinde, CMK m. 309/4-a uyarınca dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine geri gönderilir. Mahkeme, bozma kararındaki hukuki gerekçelere uymak suretiyle gerekli inceleme ve araştırmayı (örneğin, yeniden uzlaştırma işlemi yapmak, eksik bir delili toplamak) yapar ve bunun sonucunda usule uygun yeni bir karar verir. Bu süreçte yeniden tam bir yargılama yapılmaz, sadece bozma konusu olan usuli eksiklik giderilir.