Kovuşturma aşamasında sanığa, CMK m. 150/1 uyarınca talebi üzerine bir müdafi atanmıştır. Mahkeme, sanığın yokluğunda ancak müdafisinin yüzüne karşı beraat hükmü vermiştir. Hükmü öğrenen sanık, tefhimden 5 ay sonra temyiz talebinde bulunmuştur. Sanık müdafisi ise temyiz talebinde bulunmamıştır. Bu durumda sanığın temyiz talebi süresinde midir? YCGK 2021/421 E., 2022/21 K. kararını esas alarak değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189284

Süresinde değildir. YCGK 2022/21 K. sayılı kararına göre, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca 'vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.' Ceza muhakemesinde de sanığı temsil eden müdafi, bu kapsamdadır. Sanığın talebi üzerine dahi olsa bir müdafi görevlendirilmiş ve bu müdafi yargılamaya katılmışsa, hükmün müdafiye tefhimi veya tebliği, yasal sürenin başlaması için yeterlidir. Müdafiye yapılan tefhim, sanığa da yapılmış sayılır ve temyiz süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Sanığın daha sonra hükmü öğrenmesi, süreyi yeniden başlatmaz. Örnekte, hüküm müdafiye tefhim edilmiş ve müdafi temyiz yoluna başvurmamıştır. Sanığın 5 ay sonraki talebi, yasal temyiz süresi (kararın niteliğine göre 7 veya 15 gün) geçtikten sonra yapıldığı için süresinde değildir ve mahkemece reddedilmesi gerekir.