Bir sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın MERNİS adresi yerine, dosyada ilgisi olmayan başka bir adrese tebliğ edilmiş ve bu tebligata dayanarak kesinleştirilmiştir. Adalet Bakanlığı bu hükme karşı kanun yararına bozma talebinde bulunabilir mi? YCGK 2019/244 K. sayılı kararının 'kesinleşme' şartı üzerindeki etkisini açıklayınız.
Bulunamaz. CMK m. 309'un en temel şartı, kanun yararına bozma yoluna gidilecek kararın 'istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş' olmasıdır. Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapılan bir tebligat, usulsüz ve geçersizdir. Geçersiz bir tebligata dayanılarak hükmün kesinleştirilmesi de hukuken yok hükmündedir. YCGK 2019/244 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, usulsüz tebligat nedeniyle hüküm hukuken kesinleşmemiştir. Sanığın, kararı usulüne uygun bir tebligatla öğrendikten sonra olağan kanun yollarına (istinaf/temyiz) başvurma hakkı halen mevcuttur. Olağan kanun yolları tüketilmeden, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozmaya başvurulamaz. Bu nedenle Adalet Bakanlığı'nın talebi, 'hükmün henüz kesinleşmediği' gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedilmelidir. Öncelikle yapılması gereken, hükmün sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesidir.