5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunda kullanılan bir araca, kolluk tarafından fiilen el konulup yediemine teslim edilmesi, CMK m. 128/4 anlamında hukuka uygun bir el koyma işlemi midir? Bu işlemin hukuki geçerliliği için hangi usulün izlenmesi zorunludur? Yargıtay 2. CD 2020/31937 E., 2021/13321 K. sayılı kararı temelinde, bu usule uyulmamasının muhafaza görevini kötüye kullanma (TCK m. 289) suçu açısından sonuçlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189270

Değildir. 5607 sayılı Kanun'un 10/1 maddesi, kaçakçılıkta kullanılan taşıtlara el konulmasında CMK m. 128/4 hükmünün uygulanacağını açıkça belirtir. CMK m. 128/4 ise 'Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur' hükmünü amirdir. Bu, el koyma işleminin hukuken tekemmül etmesi için sadece fiziki zilyetliğin alınmasının yetmediği, mutlaka ilgili sicile (trafik sicili) şerh düşülmesi gerektiğini gösterir. Yargıtay 2. CD 2021/13321 K. sayılı kararında, sadece fiilen el konulup yediemine teslim edilmesini hukuka uygun bir el koyma olarak kabul etmemiştir. Bu nedenle, sicile şerh işlemi yapılmadan yediemin olarak aracı teslim alan kişinin, daha sonra aracı teslim etmemesi durumunda, hukuken geçerli bir el koyma ve muhafaza yükümlülüğü tesis edilmediği için TCK m. 289'da tanımlanan muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmaz. Sanığın bu suçtan beraati gerekir.