Bir sanık, hırsızlık suçundan yargılandığı davada, atılı suçu ısrarla reddetmekle birlikte, mağdurun zararının giderilmesi amacıyla çalınan eşyanın yerini göstermiş ve eşyanın mağdura kısmen iadesini sağlamıştır. Mağdur da bu kısmi iadeye rıza göstermiştir. Sanığın suçu ikrar etmemesi, TCK m. 168'in uygulanmasına engel midir? YCGK 2015/890 E., 2018/452 K. sayılı karar ışığında açıklayınız.
Engel değildir. YCGK 2018/452 K. sayılı kararına göre, TCK m. 168'in temelinde yatan 'pişmanlık', sanığın suçu ikrar etmesini zorunlu kılmaz. Pişmanlık, suç sonrası sergilenen aktif davranışlarla da ortaya konulabilir. Sanığın suçu inkâr etmesine rağmen, zararı gidermeye yönelik aktif bir davranışta bulunması (örneğin çalınan malın yerini göstermesi), bu müesseseden yararlanması için yeterli bir pişmanlık göstergesi olarak kabul edilebilir. Yargıtay, bu durumu 'duyduğu pişmanlığın sonucu olarak suç nedeniyle meydana gelen neticeyi ortadan kaldırmaya yönelik' bir davranış olarak yorumlamaktadır. Önemli olan, failin iradi bir şekilde zararın giderilmesine katkı sağlamasıdır. Bu durumda, TCK m. 168/4 uyarınca mağdurun rızası da varsa, sanık suçu ikrar etmese bile etkin pişmanlık indiriminden yararlanmalıdır.