Bir davada, taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığı ve kira bedelinin tespiti konusunda uyuşmazlık çıkmıştır. Mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için bir mali müşavir bilirkişiden rapor almıştır. Mali müşavir, raporunda kira bedelini hesaplamış ve taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği hakkında da yorumda bulunmuştur. Davalı taraf, mali müşavirin bu konuda uzman olmadığını belirterek rapora itiraz etmiştir. Bu durumu HMK Madde 266 ve Yargıtay'ın bilirkişi uzmanlığı konusundaki yaklaşımı ışığında değerlendiriniz. Mahkemenin bu rapora dayanarak karar vermesi hukuka uygun mudur?
Mahkemenin bu rapora dayanarak karar vermesi, HMK Madde 266 ve Yargıtay'ın bilirkişi uzmanlığına ilişkin yerleşik içtihatları doğrultusunda hukuka uygun değildir. **Değerlendirme (HMK Madde 266):** 1. **Bilirkişinin Uzmanlık Alanı:** HMK Madde 266/1, 'çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde' bilirkişiye başvurulacağını belirtir. Metinde yer alan HMK 266 Gerekçesi'nde de 'özel bilgiden maksat, hukuk bilimi dışında, belirli bir bilim dalının araştırıp ortaya koyduğu sonuçlara ilişkin bilgidir.' denilmektedir. Mali müşavirler, muhasebe, vergi, finansal analiz gibi konularda uzmandırlar. Kira bedelinin rayiç değerinin tespiti, piyasa koşulları, taşınmazın özellikleri gibi emlak değerleme bilgisi gerektiren bir husustur ve bu genellikle 'emlak eksperi' veya 'inşaat mühendisi' gibi uzmanların alanına girer. Mali müşavirin bu konuda doğrudan teknik bilgiye sahip olması beklenmez. 2. **Hukuki Konularda Bilirkişilik Yasağı:** Mali müşavirin, raporunda 'taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği hakkında yorumda bulunması', tamamen hukuki bir değerlendirmedir. HMK Madde 266, 'hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz' ilkesini getirir. Metindeki HMK 266 Gerekçesi'nde de vurgulandığı üzere, 'hukuk kurallarını re’sen araştırıp bulma ve olaya uygulama, zaten hâkimin işidir.' Dolayısıyla, sözleşmenin hukuki niteliğinin tespiti hâkimin münhasır yetkisindedir, bilirkişinin değil. **Yargıtay'ın Bilirkişi Uzmanlığı Yaklaşımı:** Yargıtay, bilirkişinin, kendisinden görüş istenen konuda gerçekten uzman olup olmadığını titizlikle denetler ve uzmanlık alanına girmeyen konularda verilen raporları bozma nedeni sayar: * **Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/18196 E., 2017/4318 K. sayılı kararı (Elektrik Bedeli Tespiti):** Bu kararda, 'dava konusu elektrik bedelinin tespiti yönünden mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi dava konusu elektrik bedeli hesabı konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Uzman bilirkişi tarafından, dava konusu bedelin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.' denilmiştir. Elektrik bedeli hesaplaması için 'elektrik mühendisi' gibi uzmana başvurulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, olayımızdaki kira bedeli tespiti için de emsal teşkil eder. * **Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/2376 E., 2017/2065 K. sayılı kararı (Eser Sözleşmesi):** Bu kararda da eser sözleşmesinde iş bedelinin tespiti gibi teknik konularda 'işin uzmanı olan mimar bilirkişiden rapor alınması' gerektiği belirtilmiştir. **Mahkemenin Kararının Hukuka Uygunluğu:** Mahkemenin, kira bedelinin tespiti gibi uzmanlık gerektiren (ancak mali müşavirin doğrudan uzmanlık alanına girmeyen) bir konuda mali müşavirden rapor alması ve özellikle hukuki nitelendirme gibi hâkimin yetkisindeki konularda bilirkişi görüşüne dayanması, HMK Madde 266'ya aykırıdır. Bu durum, 'eksik inceleme ve soruşturma' ve 'konusunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği rapor esas alınarak hüküm tesisi' olarak değerlendirilecektir. Yargıtay bu tür bir kararı kesinlikle bozacaktır, zira uzman olmayan bir kişinin raporuna dayanarak hüküm kurmak, maddi gerçeğe ulaşmayı ve adil yargılanmayı zedeler.