HMK Madde 266'ya göre bir bilirkişi raporunun mahkeme tarafından 'serbestçe takdir edilmesi' ne anlama gelmektedir? Hakim, bir bilirkişi raporunu yeterli görmezse hangi yollara başvurabilir? Yargıtay'ın raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi konusundaki beklentilerini somut örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189231

HMK Madde 282/1'e göre mahkeme, takdiri bir delil olan bilirkişi görüşlerini 'diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir'. Bu, bilirkişi raporunun hâkim için bağlayıcı olmadığı anlamına gelir. Hâkim, raporu kendi vicdani kanaati ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirerek bir sonuca varır. **Hakimin Bilirkişi Raporunu Yeterli Görmemesi Durumunda Başvurabileceği Yollar (HMK 281):** Eğer hâkim, bilirkişi raporunu yetersiz, belirsiz, eksik veya çelişkili görürse, HMK Madde 281 uyarınca çeşitli yollara başvurabilir: 1. **Ek Rapor Talebi (HMK 281/2):** Hâkim, bilirkişiden raporundaki eksiklik veya belirsizliğin tamamlanmasını veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için 'yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabilir' veya 'tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.' 2. **Yeni Bilirkişi Atanması (HMK 281/3):** Hâkim, 'gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.' Bu durumda, önceki bilirkişi raporuyla yetinilmeyerek tamamen yeni bir inceleme yapılır. **Yargıtay'ın Raporlar Arasındaki Çelişkilerin Giderilmesi Beklentisi:** Yargıtay, özellikle birden fazla bilirkişi raporu arasında oluşan çelişkilerin giderilmeden hüküm kurulmasını ciddi bir bozma nedeni olarak kabul eder. Bu çelişkiler, kararın maddi gerçeğe uygun olup olmadığı konusunda şüphe uyandırır ve yargısal denetimi imkânsız hale getirir. * **Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/12074 E., 2017/18411 K. sayılı kararı (Fazla Tahsilat Davası):** Bu kararda, 'Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.' ilkesi açıkça vurgulanmıştır. Farklı bilirkişi raporlarında davalının fazla tahsilat miktarları arasında büyük farklılıklar bulunması, mahkemenin bu çelişkileri gidermeden karar vermesini bozma nedeni yapmıştır. Kararda, 'öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında uzman bilirkişiye verilmesi ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, hükme dayanak rapora ilişkin davacı vekili itirazlarını da karşılar şekilde; somut verilere dayalı, gerekçeli, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması' gerektiği belirtilmiştir. * **Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2390 E., 2018/107 K. sayılı kararı (Eser Sözleşmesi):** Bu kararda, 'bir kısmı keşif sonucu, bir kısmı ise talimatla dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki fahiş farklılık ve çelişkiler giderilmemiş, maddi gerçeği ortaya çıkaran, doyurucu ve yeterli rapor alınmamıştır.' denilerek, farklı bilirkişi heyetlerinin raporlarındaki tutarsızlıkların gidermeden hüküm kurulması bozma nedeni olarak gösterilmiştir. Mahkemenin, bir bilirkişi raporunu diğerine tercih etmesinin gerekçesini açıkça belirtmemesi de eleştirilmiştir. * **Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/17881 E., 2017/9284 K. sayılı kararı (Hasar Bedeli Rücuen Tahsili):** Bu kararda, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve 'hasar ve kusur konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden gerekçeli, ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.' denilmiştir. Özetle, hâkim bilirkişi raporunu serbestçe değerlendirme yetkisine sahip olsa da, bu yetki keyfi değildir. Raporlar arasındaki çelişkileri gidermek, maddi gerçeğe ulaşmak ve kararın yargısal denetime elverişli olmasını sağlamak hâkimin temel görevidir. Aksi halde, hüküm Yargıtay tarafından bozulacaktır.