TCK Madde 25/1'de düzenlenen meşru savunma şartlarından 'saldırı ile orantılılık' ilkesini, Yargıtay'ın 'sınırın aşılması' (TCK Madde 27) hükümleri ile ilişkisi bağlamında detaylı olarak tartışınız. Özellikle, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan kaynaklanan sınır aşımının sonuçlarını örnek olaylar üzerinden değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189210

Meşru savunmanın temel şartlarından biri, savunmanın 'saldırı ile orantılı biçimde' olması, yani saldırıyı defedecek ölçüde kalmasıdır (TCK Madde 25/1). Orantılılık ilkesi, savunmanın saldırıyı etkisiz kılacak düzeyde, ancak bu ölçüyü aşmayacak şekilde olmasını gerektirir. **Sınırın Aşılması (TCK Madde 27):** Orantılılık ilkesinin ihlal edildiği durumlar 'sınırın aşılması' olarak düzenlenmiştir. TCK Madde 27 iki fıkradan oluşur: 1. **TCK Madde 27/1:** Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın 'kast olmaksızın' aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yer alan cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur. Bu, kusurluluğu azaltan bir nedendir ve fail hakkında indirimli ceza verilir, beraat kararı verilmez. 2. **TCK Madde 27/2:** Meşru savunmada sınırın aşılması 'mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan' ileri gelmiş ise faile ceza verilmez. Bu durumda, kusurluluğu ortadan kaldıran bir neden söz konusu olduğundan, fail hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilir (CMK 223/3-c). Belirleyici olan, kişinin maruz kaldığı saldırının etkisiyle içine düştüğü psikolojik durumdur; öfke gibi nedenlerle sınır aşılırsa bu hüküm uygulanmaz. **Örnek Olay Değerlendirmesi:** * **Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/244 E., 2018/580 K. sayılı kararı (Kadın Cinayeti):** Metinde yer alan olayda, sanık kadının, uzun süreli fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldıktan sonra, tekrar anal yoldan tecavüze uğradığı sırada maktulü bıçakla öldürmesi eylemi meşru savunma olarak kabul edilmiştir. Mahkeme, sanığın kendisini başka türlü savunmasının imkânsız olduğunu ve fiilinin saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu ile işlendiğini belirtmiştir. Bu karar, saldırının yoğunluğu ve fail üzerindeki psikolojik etkisinin orantılılık değerlendirmesinde ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Şiddetli ve ısrarlı cinsel saldırı karşısında yaşanan korku ve telaşın, orantı sınırının aşılmasına yol açması durumunda, failin ceza verilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. * **Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/669 K. sayılı kararı (Av Tüfeğiyle Yaralama):** Bu kararda ise sanığın, kendisi ve ailesine yönelik yumrukla saldırıyı av tüfeğiyle ateş ederek orantısız biçimde defetmesi durumunda, sınırın 'kasten' aşıldığı ve saldırının heyecan, korku veya telaşa neden olabilecek boyutta olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle TCK 27/1 veya 27/2'nin uygulanmadığına karar verilmiştir. Bu örnek, öfke veya kasıtlı orantısızlığın TCK 27/2 kapsamına girmediğini netleştirmektedir.