HMK m. 240/2 'Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez' der. Bu kural, HMK m. 31'de düzenlenen 'hâkimin davayı aydınlatma ödevi' ile nasıl bir denge içinde yorumlanmalıdır? Hâkim, tarafların bildirmediği ancak uyuşmazlığı aydınlatacağına inandığı bir kişiyi re'sen tanık olarak dinleyebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189192

Hayır, dinleyemez. HMK'da benimsenen temel ilke 'taraflarca getirilme ilkesi'dir (HMK m. 25). Bu ilkeye göre, davanın malzemesini (vakıaları ve delilleri) getirmek tarafların görevidir. Hâkim, tarafların ileri sürmediği vakıaları veya göstermediği delilleri kendiliğinden araştıramaz. HMK m. 240/2'deki 'listede gösterilmemiş kimseler dinlenemez' kuralı, bu ilkenin tanık delili açısından somut bir yansımasıdır. 'Hâkimin davayı aydınlatma ödevi' (HMK m. 31) ise, taraflarca getirilme ilkesini ortadan kaldıran bir kural değildir. Bu ödev, tarafların ileri sürdüğü ancak belirsiz veya çelişkili olan hususların açıklığa kavuşturulması için hâkimin taraflara soru sormasını, delil göstermelerini istemesini ifade eder. Hâkim, bu ödev kapsamında taraflara 'bu konuda tanığınız var mı?' diye sorabilir veya 'tanık deliline dayandığınızı belirtmişsiniz, lütfen listenizi sunun' diyebilir. Ancak taraflar tanık bildirmemişse veya bildirmek istemiyorsa, hâkim 'ben bu olayı X kişisinin bildiğini düşünüyorum, onu re'sen tanık olarak çağırıyorum' diyemez. Bunu yapması, taraflarca getirilme ilkesini ihlal ederek, adeta bir tarafın yerine geçip delil ikame etmesi anlamına gelir ve adil yargılanma ilkesini zedeler. Dolayısıyla, hâkimin aydınlatma ödevi, tarafları delil sunmaya teşvik etmekle sınırlıdır; onların yerine delil bulup getirmeyi kapsamaz.