HMK m. 297/1-a, hükmü veren hâkim veya hâkimlerin sicil numaralarının kararda yer almasını zorunlu kılar. Bu kuralın amacı nedir ve bu bilginin eksikliği durumunda Yargıtay nasıl bir tavır almaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189191

Hâkimlerin sicil numaralarının kararda yer alması zorunluluğunun birden fazla amacı vardır: 1) **Kesin Tanımlama ve Şeffaflık:** Özellikle aynı isim ve soyadına sahip hâkimlerin bulunabileceği adli teşkilatta, kararı veren hâkimin kim olduğu konusunda hiçbir tereddüde yer bırakmamak. Bu, yargısal faaliyetin şeffaflığının ve hesap verebilirliğinin bir parçasıdır. 2) **Sorumluluğun Belirlenmesi:** Kararı veren hâkimin net bir şekilde belli olması, ileride hâkimin hukuki veya cezai sorumluluğunun (örn: HMK m. 46) gündeme gelmesi halinde, sorumlu kişinin doğru tespit edilebilmesi için önemlidir. 3) **Denetim Kolaylığı:** Başta HSK ve Adalet Bakanlığı olmak üzere, denetimle görevli kurumların, kararları ve hâkimlerin performansını izlemesini kolaylaştıran bir idari veridir. Bu bilginin eksikliği, HMK m. 297'nin amir hükmüne aykırı, açık bir usul hatasıdır. Ancak Yargıtay, bu tür maddi ve şekli eksiklikleri genellikle 'esasa etkili olmayan' usul hataları olarak değerlendirir. Eğer kararın esası hukuka uygunsa, Yargıtay sırf bu nedenle kararı bozmak yerine, 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi (HMK'ya göre kıyasen uygulanır) uyarınca, bu eksikliğin mahkemesince giderilebileceğini veya kararı 'düzeltilerek onanmasına' karar verebilir. Yani, genellikle tek başına bir bozma nedeni sayılmaz, ancak Yargıtay ilamında bu eksikliğe işaret edilir ve eleştirilir.