Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/7395 E. sayılı kararı, iflas erteleme davasında, borca batıklığın tespitinde sadece şirketin kaydi değerlerine değil, 'varlıkların rayiç değerlerine' de bakılması gerektiğini belirtmektedir. Bu tespitin 'özel ve teknik bilgi' gerektirmesi nedeniyle HMK m. 266 uyarınca bilirkişiye başvurulması zorunludur. Bir bilirkişi heyeti, bir şirketin 'rayiç değer bilançosunu' hazırlarken hangi uzmanlık alanlarından faydalanmalıdır?
Bir şirketin 'rayiç değer bilançosunu' hazırlamak, çok disiplinli bir yaklaşım gerektirir ve tek bir uzmanın bilgisiyle yapılamaz. HMK m. 266 uyarınca oluşturulacak bir bilirkişi heyeti, genellikle aşağıdaki uzmanlık alanlarından oluşmalıdır: 1) **Mali Müşavir/Muhasebe Uzmanı:** Şirketin ticari defterlerini, kayıtlarını, mevcut bilançosunu ve gelir tablosunu inceleyerek, kaydi değerleri doğru bir şekilde tespit eder. Borçların ve alacakların dökümünü yapar. Bu, tüm çalışmanın temelini oluşturur. 2) **Gayrimenkul Değerleme Uzmanı (SPK Lisanslı):** Şirketin aktifinde yer alan taşınmazların (arsa, bina, fabrika vb.) güncel piyasa değerlerini (rayiç değer) tespit eder. 3) **Makine Değerleme Uzmanı/İlgili Mühendislik Alanı:** Şirketin makine parkı, teçhizatı ve demirbaşlarının piyasa değerini, teknolojik eskimelerini de dikkate alarak belirler. 4) **İşletme/Finans Uzmanı:** Şirketin marka değeri, müşteri portföyü, know-how gibi maddi olmayan duran varlıklarının değerini hesaplayabilir. Ayrıca, şirketin nakit akışını, kârlılık potansiyelini ve sunulan iyileştirme projesinin finansal olarak uygulanabilirliğini (ciddi ve inandırıcı olup olmadığını) değerlendirir. Yargıtay 23. HD kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin sadece kaydi değerlere göre hazırlanmış bir raporla karar vermesi eksik incelemedir. Çünkü bir şirketin varlıklarının gerçek değeri (rayiç değer), genellikle defter değerinden çok farklı olabilir. Doğru bir borca batıklık tespiti için bu çok disiplinli uzman heyetinden alınacak kapsamlı bir rapor zorunludur.