HMK m. 297/1-e, hükümde 'gerekçeli kararın yazıldığı tarihin' yer almasını zorunlu kılar. Bu hükmün amacı ve önemi nedir? Bu tarihin hükümde belirtilmemesi, kararın geçerliliğini etkiler mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189163

HMK'ya 6754 sayılı Kanun ile eklenen bu hükmün temel amacı, Anayasa Mahkemesi'nin 'makul sürede yargılanma hakkı' ve 'kararların makul sürede yazılması' konusundaki bireysel başvuru kararlarıyla uyum sağlamak ve yargısal süreçte şeffaflığı artırmaktır. Hükmün amaç ve önemi şunlardır: 1) **Şeffaflık ve Denetim:** Gerekçeli kararın ne kadar sürede yazıldığını net bir şekilde ortaya koyarak, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılıp sonuçlandırılmadığının denetimini kolaylaştırır. Hükmün tefhim tarihi (kısa kararın açıklandığı tarih) ile gerekçeli kararın yazıldığı tarih arasındaki sürenin makul olup olmadığı bu sayede tespit edilebilir. 2) **Hak Arama Özgürlüğünün Korunması:** Gerekçeli kararın makul sürede yazılmaması, tarafların kanun yollarına başvurma hakkını geciktirir ve hak arama özgürlüğünü zedeler. Bu tarih, bu tür gecikmelerin belgelenmesini sağlar. 3) **Caydırıcılık:** Kararların yazımındaki gecikmeleri kayıt altına alarak, bu konuda bir farkındalık yaratmayı ve gecikmeleri önlemeyi hedefler. Bu tarihin hükümde belirtilmemesi, HMK m. 297'nin amir hükmüne aykırılık teşkil eden bir usul hatasıdır. Yargıtay, bu tür şekli eksiklikleri genellikle tek başına mutlak bir bozma nedeni olarak görmeyebilir ve 'düzeltilerek onanmasına' karar verebilir. Ancak, bu eksikliğin diğer usul hatalarıyla birleşmesi veya kararın denetimini zorlaştırması halinde, bozma nedeni olarak değerlendirilmesi mümkündür.