Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/3765 E. sayılı kararında, ayıplı bir araç için yapılan masrafların iadesi davasında, mahkemenin sadece sunulan faturalar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırması neden 'eksik inceleme' olarak nitelendirilmiştir? HMK m. 266 uyarınca tam bir inceleme nasıl olmalıydı?
Mahkemenin sadece sunulan faturalara dayanarak karar vermesi, birkaç nedenle 'eksik inceleme' sayılmıştır. HMK m. 266, bilirkişinin uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm özel ve teknik bilgiyi kullanarak bir değerlendirme yapmasını gerektirir. Karara konu olayda eksiklikler şunlardır: 1) **Masrafların Niteliği:** Sunulan faturalardaki masrafların, aracın ayıbından kaynaklanan zorunlu tamirat masrafları mı, yoksa aracın normal kullanımı sırasında yapılması gereken olağan bakım ve onarım (periyodik bakım, lastik değişimi vb.) masrafları mı olduğunun ayırt edilmesi gerekir. Davacı sadece ayıptan kaynaklanan masrafları talep edebilir. Bu ayrım, bir otomotiv uzmanının teknik bilgisini gerektirir. 2) **Kullanımın Etkisi:** Davalı, aracın kendisine iade edilene kadar davacı tarafından yaklaşık 60.000 km kullanıldığını iddia etmiştir. Bu kullanım süresi boyunca yapılan masrafların bir kısmının 'kullanımdan kaynaklı zorunlu giderler' olup olmadığı değerlendirilmelidir. 3) **Denetime Elverişlilik:** Sadece fatura tutarlarını toplayan bir rapor, Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bilirkişi raporu, her bir faturanın içeriğini analiz etmeli, hangi masrafın neden ayıp kapsamında, hangisinin olağan kullanım kapsamında olduğunu teknik gerekçeleriyle açıklamalıdır. Yargıtay'a göre tam bir inceleme; konusunda uzman bir bilirkişinin (makine mühendisi/otomotiv uzmanı), faturaları, aracın satın alındığı ve iade edildiği km bilgilerini, aracın ayıbının niteliğini ve normal kullanım ömrü beklentilerini bir bütün olarak değerlendirerek, hangi masrafların ayıptan kaynaklandığını, hangilerinin olağan eskimeden kaynaklandığını bilimsel ve gerekçeli bir raporla ortaya koymasıyla mümkün olurdu.