Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunması durumunda (Yargıtay 8. HD, 2017/3068 E.), bu durumun hukuki sonucu nedir? Mahkeme, bu çelişkiyi basit bir 'tashih' (düzeltme) yoluyla giderebilir mi, yoksa tamamen yeni bir karar mı vermelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189147

Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve 10.04.1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre mutlak bir bozma nedenidir. Bu durum, basit bir maddi hata gibi 'tashih' yoluyla giderilemez. Çünkü ortada, hukuken hangisinin geçerli olduğu belli olmayan, birbiriyle çelişen iki farklı hüküm sonucu bulunmaktadır. Bu, kararın yok hükmünde sayılmasına neden olan ağır bir usul hatasıdır. Hukuki sonuçları şunlardır: 1) **Bozma Zorunluluğu:** Yargıtay, temyiz incelemesinde böyle bir çelişkiyi tespit ettiğinde, davanın esasına girmeden, sırf bu nedenle kararı bozmak zorundadır. Bu, kamu düzenine ilişkin bir husustur. 2) **Yeni Karar Verme Yükümlülüğü:** Bozma üzerine dosya kendisine dönen yerel mahkeme, önceki kısa veya gerekçeli kararla bağlı değildir. Çelişkiyi gidermek için önceki kararlardan birini seçip diğerini düzeltemez. Yapması gereken, önceki kararı tamamen ortadan kaldırarak, sanki hiç karar verilmemiş gibi davayı yeniden ele almak, yargılamayı kaldığı yerden sürdürmek ve sonunda birbiriyle uyumlu, tek ve çelişkisiz yeni bir kısa karar ve buna uygun bir gerekçeli karar oluşturmaktır. Yargıtay 8. HD kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin yapacağı iş, 'önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten' ibarettir.