Zorunluluk halinde (TCK 25/2) 'tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı' bulunması koşulu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/8-1551 E. sayılı kararında nasıl uygulanmıştır? Köpeğine saldıran sokak köpeklerini uzaklaştırmak için havaya ateş eden sanığın eylemi neden orantılı kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189129

YCGK 2012/8-1551 E. sayılı kararında, orantılılık ilkesi somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmiştir. Sanığın eylemi 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' (TCK m. 170) suçunu oluşturmaktadır. Ancak sanık, bu suçu köpeğine yönelik 'ağır ve muhakkak bir tehlikeyi' (saldırıyı) defetmek amacıyla işlemiştir. Orantılılık burada, kurtarılmak istenen hak (köpeğin canı/sağlığı) ile işlenen suçun (havaya ateş ederek genel güvenliği tehlikeye sokma) yarattığı tehlike arasında bir denge kurulmasıdır. Yargıtay, sanığın doğrudan köpeklere veya insanlara hedef alarak değil, onları 'uzaklaştırmak için havaya doğru' ateş ettiğini göz önünde bulundurmuştur. Bu eylem, tehlikeyi bertaraf etmek için başvurulan en hafif ve orantılı yöntemlerden biri olarak kabul edilmiştir. Sanığın, daha az tehlikeli başka bir yöntemle (örn. taş atmak, bağırmak) köpekleri uzaklaştırma imkanının olmaması ('başka suretle korunmak olanağı bulunmayan') ve amacının sadece tehlikeyi savuşturmak olması, eylemin zorunluluk hali kapsamında orantılı olduğuna karar verilmesinde etkili olmuştur.