Zorunluluk halinin (TCK 25/2) bir hukuka uygunluk nedeni değil de, kusurluluğu ortadan kaldıran bir neden olarak kabul edilmesinin, failin eyleminin hukuki değerlendirmesi üzerindeki teorik ve pratik sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #189123

Bu ayrımın önemli teorik ve pratik sonuçları vardır. **Teorik olarak:** Fiilin bir hukuka uygunluk nedeni (meşru savunma gibi) kapsamında olması, o fiilin hukuk düzeni tarafından en başından beri meşru görüldüğü, hukuka aykırılığının hiç oluşmadığı anlamına gelir. Fiilin kusurluluğu ortadan kaldıran bir neden (zorunluluk hali gibi) kapsamında olması ise, fiilin hukuka aykırılığının devam ettiği ancak failin içinde bulunduğu koşullar nedeniyle bu hukuka aykırı fiilden dolayı kınanamayacağı, yani kusurlu sayılamayacağı anlamına gelir. **Pratik olarak:** 1) **Verilecek Karar:** Hukuka uygunluk nedeni varsa 'beraat' (CMK 223/2-d), kusurluluğu ortadan kaldıran neden varsa 'ceza verilmesine yer olmadığı' (CMK 223/3-b) kararı verilir. 2) **Tazminat Hukuku:** Hukuka uygun bir fiilden dolayı genellikle tazminat sorumluluğu doğmaz. Ancak zorunluluk halinde fiil hukuka aykırı olduğu için, zarar gören üçüncü bir kişinin hakkaniyet gereği tazminat talep etme ihtimali (BK m. 64) gündeme gelebilir. 3) **İştirak:** Hukuka uygun bir fiile iştirak mümkün değilken, zorunluluk halindeki hukuka aykırı bir fiile iştirak teorik olarak mümkündür, ancak iştirak edenlerin de kendi kusurluluk durumları ayrıca değerlendirilir.