HMK Madde 297/2, hükmün sonuç kısmının 'açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde' gösterilmesini emreder. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/3409 E. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin 'bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde eski hale getirilmesine' şeklindeki hükmü neden bu maddeye aykırı bulunmuştur?
HMK m. 297/2, hükmün sonuç fıkrasının kendi kendine yeterli, anlaşılır ve infazı mümkün olması gerektiğini düzenler. Hükmün infazı için başka bir belgeye (dilekçe, bilirkişi raporu vb.) atıf yapılması, hükmün açıklığı ilkesini ihlal eder ve infazda tereddüt yaratır. Yargıtay 20. HD'nin 2017/3409 E. sayılı kararında, mahkemenin eski hale getirme hükmünü kurarken neyin, nasıl ve hangi ölçütlere göre eski hale getirileceğini belirtmek yerine soyut bir şekilde 'bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde' diyerek rapora atıf yapması HMK m. 297/2'ye aykırı bulunmuştur. Çünkü hükmü infaz edecek icra memuru, sadece hüküm fıkrasına bakarak ne yapacağını net bir şekilde anlamalıdır. Bilirkişi raporunu yorumlama veya rapordaki tespitleri hükme dönüştürme yetkisi yoktur. Doğru olan, mahkemenin bilirkişi raporundaki tespitleri benimseyip, bu tespitleri kendi kararı haline getirerek, hüküm fıkrasında '... nolu bağımsız bölümün ön cephesindeki X, Y, Z bölümlerinin yıkılarak projesine uygun hale getirilmesine' gibi açık ve somut ifadelerle yazmasıdır. Rapora yapılan atıf, hükmü belirsiz ve infazı imkansız hale getirdiği için bozma nedenidir.