HMK Madde 266, 'hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz' demektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2018/6005 E. sayılı kararında, ıslaha karşı zamanaşımı definin değerlendirilmesi için bilirkişiye gidilmesini mahkemenin hatalı bulması bu ilkeyle nasıl ilişkilidir?
HMK m. 266, hâkimin temel görevinin hukuku re'sen uygulamak olduğunu, bu nedenle hukuki sorunların çözümü için bilirkişiye başvuramayacağını net bir şekilde düzenler. Bilirkişi, sadece hukuk dışı, özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olur. Yargıtay 9. HD'nin 2018/6005 E. sayılı kararında, 'ıslaha karşı zamanaşımı defi'nin değerlendirilmesi tamamen hukuki bir meseledir. Zamanaşımı sürelerinin ne zaman başlayıp ne zaman kesileceği, ıslahın zamanaşımına etkisi gibi konular, kanunların yorumlanmasını ve uygulanmasını gerektirir. Bu, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken bir konudur. Mahkemenin bu hukuki değerlendirmeyi yapmak yerine, bu konuda rapor alması için davalıdan delil avansı istemesi ve yatırılmaması üzerine bu def'i dikkate almaması, HMK m. 266'nın açık ihlalidir. Yargıtay, hâkimin hukuki görevini bilirkişiye devredemeyeceğini ve bu tür hukuki meseleleri kendisinin çözmesi gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur.